📈 BORSA |
BIST100 14.110,14 ▲ %2.96
DOLAR 47,75 ▲ %0.05
EURO 55,04 ▼ %0.15
STERLİN 64,42 ▼ %0.04
GÜMÜŞ 65,54 ▲ %0.93
BİTCOİN $63.402 ▼ %0.12
ETHEREUM $1.879 ▼ %0.05
BIST100 14.110,14 ▲ %2.96
DOLAR 47,75 ▲ %0.05
EURO 55,04 ▼ %0.15
STERLİN 64,42 ▼ %0.04
GÜMÜŞ 65,54 ▲ %0.93
BİTCOİN $63.402 ▼ %0.12
ETHEREUM $1.879 ▼ %0.05
🕐 12.08.2026
☁️ Tekirdağ 24°C
☁️ Edirne 25°C
☁️ Kırklareli 23°C
☁️ Çanakkale 26°C
☁️ Balıkesir 25°C
☁️ Bursa 24°C
☁️ Tekirdağ 24°C
🌙
Rumeli'nin Sesi
AnasayfaYaşamPlazalardan Uludağ'ın Eteklerine: 
Üç Kuşak Kadın ...
Yaşam

Plazalardan Uludağ'ın Eteklerine: 
Üç Kuşak Kadın Ata Mirasını Lezzete Dönüştürdü

Bursa'da uzun yıllar özel sektörde çalıştıktan sonra kurumsal hayatı bırakan 35 yaşındaki Ümran Yaşar, doğup büyüdüğü köye dönerek annesi ve anneannesiyle birlikte ilham veren bir başarı hikayesine imza attı. Uludağ'ın eteklerinde açtığı kahvaltı evinde ata tohumlarıyla yetiştirilen ilaçsız ürünleri misafirlerine sunan genç girişimci, hem kültürel mirasa sahip çıkıyor hem de köyünü dünyaya tanıtıyor.

🕐 26 Haziran 2026👁️ 111 görüntülenme
Plazalardan Uludağ'ın Eteklerine: 
Üç Kuşak Kadın Ata Mirasını Lezzete Dönüştürdü

🎬 VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN!

BURSA - Kurumsal hayatın yoğun temposunu geride bırakıp ata topraklarına dönen kadın girişimci, üç kuşağın emeğini bir araya getirerek kırsal kalkınmaya örnek olacak bir işletme modeli kurdu. Bursa Uludağ Üniversitesinde Bilgisayar Programcılığı, İktisat ve Dış Ticaret bölümlerini bitiren, halihazırda Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü'nde eğitimine devam eden Ümran Yaşar (35), Kovid-19 salgını sürecinde radikal bir karar alarak Osmangazi ilçesine bağlı kırsal Uluçam Mahallesi'ne geri döndü. Atalarından kalan topraklara canlılık katmayı hedefleyen Yaşar, annesi ve anneannesinin desteğiyle 4 yıl önce "Uluçatı Kahvaltı Evi"ni hayata geçirdi.

Üç Diploma ile Gelen Kırsal Dönüşüm

Uzun yıllar özel sektörde kariyer yaptıktan sonra köye dönüş kararı alan Ümran Yaşar, bu adımın hem maddi hem de manevi bir geri dönüş olduğunu belirtiyor. Hafta sonları yerli ve yabancı çok sayıda turisti ağırladıklarını ifade eden Yaşar, süreci şu sözlerle aktarıyor:

"Hem kültürel mirasıma hem de bana düşen topraklara sahip çıktım. Anneannem ve dedem zamanında bir sürü tarla satın almış, ağaçlar yetiştirmiş. Ben de şimdi onların meyvelerini hem maddi hem de manevi anlamda topluyorum. Onların emeklerini, doğayı seven ve ilaçsız tarımı destekleyen insanlarla paylaşmaktan gurur duyuyorum. Dünyanın bambaşka ülkelerinden bizi ziyarete gelenler var. Köyümü bu şekilde temsil etmek benim için gurur verici."

"Her Tabağın Bir Hikayesi Var"

İşletmede sunulan her ürünün geleneksel tarım yöntemleriyle ve ata tohumlarıyla üretildiğini vurgulayan Yaşar, menünün sıradan bir kahvaltının ötesinde bir kültürel deneyim sunduğunu ifade etti. Doğadan toplanan yabani otların ve geleneksel tariflerin ön planda olduğunu belirten genç girişimci, "Gelen misafirlerimizin önüne koyduğumuz her tabağın bir hikayesi var. Özellikle yeşil domates turşu kızartması, kuru çıtır biber kızartması ve özel ot kavurmalarımızla insanları geleneksel tarım yöntemleriyle buluşturuyoruz" dedi.

Rollerin Dağıtıldığı Kusursuz Bir Aile İşletmesi

İşletmenin mutfak ve tarım arkasındaki en büyük güç ise Ümran Yaşar'ın annesi Fatma Uslu (55) ve 81 yaşındaki anneannesi Zülfüye Uslu. 2011 yılında eşinden boşandıktan sonra ortaokulu dışarıdan bitiren, ardından ehliyet ve araba alarak hayatını yeniden inşa eden anne Fatma Uslu, kızıyla iş ortağı olmaktan büyük keyif aldığını dile getirdi.

Topraktan sofraya uzanan süreci anlatan Uslu, şunları söyledi:

"Kızımla iş arkadaşı olmak çok keyifli. Bağ bahçe işlerine ben bakıyorum, sosyal medya ve misafir ilişkilerini kızım yönetiyor. Ceviz, kiraz, ahududu, domates, fasulye gibi sofraya gelen her şeyi bu topraklarda ilaçsız ve doğal olarak yetiştiriyoruz. Annemin arkamda olduğunu, kızımın yanımda olduğunu bilmek beni çok güçlü kılıyor. Kızımın sayesinde hayal bile edemeyeceğim günler yaşıyorum."

81 yaşındaki anneanne Zülfüye Uslu ise doğduğu topraklarda kızı ve torununa destek vermekten mutlu olduğunu belirterek, mahalle halkının da kendileriyle gurur duyduğunu ve bu dayanışmanın köye büyük bir enerji kattığını ifade etti.