TEKİRDAĞ - Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün kamuoyuna sunduğu tarihi arşivle birlikte, tarihe altın harflerle geçen Medine Müdafii Fahreddin Paşa'nın, Balkan Savaşları arifesinde Tekirdağ'da üstlendiği kritik görevin detayları da gözler önüne serildi. Bilgilere göre; 1912 yılında Osmanlı Doğu Ordusu bünyesinde Tekirdağ'da konuşlanan 31. Tümen'de görev alan Fahreddin Paşa, tümeniyle birlikte bölgenin savunma hazırlıklarını bizzat yürüttü.
Paylaşılan ve tarihi birer vesika niteliği taşıyan fotoğraflarda; Fahreddin Paşa komutasındaki Osmanlı askerlerinin Tekirdağ coğrafyasındaki arazi şartlarında siper aldığı, sancak törenleri düzenlediği ve cephe hattında vatan savunması için tetikte beklediği anlar yer alıyor.
Bulgar İlerleyişine Karşı Kritik Mücadele ve Çatalca Hattı
Fahreddin Paşa, Tekirdağ ve çevresindeki askeri faaliyetleri büyük bir titizlikle organize etmesinin ardından, Bulgar ordusunun Trakya'daki hızlı ilerleyişini durdurmak amacıyla önemli bir rol üstlendi. Tekirdağ bölgesindeki zorlu muharebelerin ardından kuvvetleriyle birlikte geri çekilme hattını koruyan Paşa, Çatalca Hattı'ndaki çetin savunma savaşlarına da katılarak düşmanın başkente ilerleyişinin durdurulmasında büyük pay sahibi oldu.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk: "Türk Milletinin Yüz Akıdır"
Fahreddin Paşa'nın askeri dehası ve vatanperverliği, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından da her zaman büyük bir takdirle anıldı. Özellikle I. Dünya Savaşı'ndaki o destansı Medine Müdafaası ile akıllara kazınan ve büyük fedakârlıklar gösteren Paşa için Atatürk'ün, "Fahreddin Paşa, Türk milletinin yüz akıdır." ifadelerini kullandığı biliniyor.
Görsel Hafızaya Paha Biçilemez Katkı
Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün arşivinden çıkan bu siyah-beyaz fotoğraflar, sadece Fahreddin Paşa'nın askeri yaşamının az bilinen Tekirdağ dönemine ışık tutmakla kalmıyor; aynı zamanda Mehmetçiğin o dönemki teçhizatını, arazi yerleşimini ve sarsılmaz disiplinini de bugüne taşıyor. Tepelerde açılmış siperlerde bekleyen askerler, hilal motifli sancak altındaki tören kıtaları ve nizami kamp alanlarının yer aldığı bu eşsiz fotoğraflar, Türk askeri tarihinin görsel arşivine büyük bir katkı sunuyor.